Bu bir yazgı mı? Bu ülkenin elitleri çoğunlukla misyonlarına denk düşen bir sorumluluk gösteremiyor. Bu nedenle de başında bulunduğu kuruma, giydiği formaya ve temsilcisi olduğu kesime yararlı olan bir insan gördüğüm zaman ona olan güvenimi abartırım elimde olmadan. Mesela Aziz Yıldırım... Kulübünü ele güne avuç açmaktan kurtardı. Tesisleşmede kaynak yaratmakta önemli adımlar attı. Ortega, Alex, Anelka, Appiah ve Carlos gibi önemli yıldızlara F.Bahçe forması giydirdi. En önemlisi amatör şubeleri üvey evlat olmaktan çıkardı. Şimdi bütün bunları başarmış bir insana güvenmeyip de ne yapacaksınız! Kime inansak bir süre sonra düş kırıklığına dönüştürüyor güvenimizi. Yıldırım, taa 2007'nin sonunda gidebileceğini ima eden Aurelio'ya ne kulak astı ne de onun yaratacağı boşluğu dolduracak ismi buldu. Keza geçen sezon Avrupa'nın ilk 8'i arasına girip, yeni sezon adına her kulvardaki beklentileri yükseltti F.Bahçe. Ama yeni sezonun açılışına birkaç gün kala ancak yeni teknik direktör belli oldu. Şaka gibi.
Düş kırıklığı o kadar çok ki Ya Rüştü'ye rağmen A Milli Takım'ın ve F.Bahçe'nin birinci kalecisi olmuş Volkan'ın bir yıl içinde tam üç kere aynı sorumsuzluğu sergilemesine ne demeli? Veya UEFA Kupası'nı ilk kez Türkiye'ye getirmiş ekibin, Milan gibi bir takımın başında bulunmuş, ulusal takımımızın hocası Fatih Terim ve kaptanı Emre'nin küfür ve kol hareketlerine bakın. Peki ilk yıllarında ülkenin umudu olmuş Selçuk Dereli'nin son üç sezonda F.Bahçe ve Beşiktaş aleyhine yorumlarda ısrar edip ama dolaylı yoldan şampiyonluk mücadelesinde G.Saray'ı öne çıkarmasına ne demeli? Hiç şüphe yok ki, benim adıma en büyük düş kırıklıklarından birisi de F.Bahçe taraftarının bu sezon sergilediği tavırdır. Her fırsatta, "Kendisini aştı" diyerek örnek gösterdiğimiz sarı-lacivertli taraftarın takındığı tavra baksanıza! Uğur Boral'ı ıslıklamak, Aziz Yıldırım'ı yuhalamak için neredeyle fırsat kolluyor. Bir taraftar takımına zor anlarda sahip çıkmazsa ne zaman çıkacak? Kimbilir belki de yazgısı böyle Türkiye'nin... Şöyle ağız dolusu gülmek, bayram gibi özel bir günü bile tatlı tatlı geçirmek haram demek ki bize.