Bir doğru bir... Alman kaleci Simon, Senegalli eldiven Tony Slyva ve son Zafer Yelen olayından sonra Trabzonspor yönetiminin biraz frene basması lazım. Takıma iki düzineye yakın oyuncu katılmasına rağmen bordo-mavili taraftarlar hâlâ gazetelerin spor sayfalarına ve TV'lerin spor programlarına "Bugün kimi alıyoruz?" düşüncesiyle bakıyor. Yönetimin bu duruma son noktayı koyması gerekir. Takımın konsantrasyonu için bunu yapmalı. Yapacağı transfer varsa da bunu imza attıktan sonra kamuoyu ile paylaşmalı. "Geldi, geliyor, gitti" sözleri her gün bu sütunlarda yer aldığı sürece takım zarar görecektir. Şener ve ekibi artık buna izin vermemeli. Yönetim Türkiye'de ilk kez bir uygulama başlattı. Deplasman kombinesini çıkardı. Teknik heyet ve yönetim kurulu ile taraftarlar aynı uçakta birlikte seyahat edip aynı heyecanı yaşayacaklar.
Taraftara düşen görev Elbette bordo-mavili yönetim işin ekonomik boyutundan çok gövde gösterisini düşünmüştür. Bir uçak dolusu insanın Kayseri'ye, Gaziantep'e ya da Denizli'ye gitmesi hoş bir görüntü olsa gerek. Bir de 16 Ağustos'ta Yunan takımı FC Levadisakos ile İstanbul'da oynanacak olan maça değinmek istiyorum. Sadri Şener ile Gerede kampında uzun uzun sohbet etme imkânı buldum. Farklı projeleri var. Bunlardan birisi Olimpiyat Stadı'nda oynanacak olan maç. Tribünlerdeki binlerce Trabzonspor taraftarı sadece karşılaşmayı izlemeye gelmiş olmayacak. Her taraftar, bordo- mavili takımın İstanbul'daki gücünü simgeleyecek. Gövde gösterisinin başka bir penceresi olacak. Hele bir de tribünler tam dolarsa o zaman kimse kalkıp "Trabzonspor dördüncü büyük mü?" kelimesini ağzına bile alamayacak. İşte bu yüzden diyorum ki rakibine bu cümleyi kullanma fırsatı verme. Yönetimini masaya güçlü oturtmak için 16 Ağustos'ta Olimpiyat Stadı'nın yolunu tut.