G.Saray, 2010'a kurban ediliyor
Avni Aker'deki maçı Trabzonspor kazanmadı, Şenol Güneş kazandı. Rakibi öylesine iyi analiz etmişti ki elindeki kısıtlı kadroyu en verimli şekilde değerlendirip Galatasaray'ın tüm zaaflarından yararlandı. Sarı-kırmızılıların geride çok fazla ve çok gereksiz yan pas yapması ve top çıkaramamasını, hücum pres yaparak avantaja çevirdi. Orta alanı da kalabalık tutup, topla buluştuğunda kılıç kesmez bir canavara dönüşen forvet hattının elini kolunu bağladı. Ancak Galatasaray'ı asıl vuran, 2010 Dünya Kupası finalleri galiba. Trabzonspor maçın 1. dakikasından itibaren öyle sert oynadı ki, ilk tekmelerin ardından sahada ne Elano kaldı, ne Keita, ne Giovani, ne de Jo. Dünya Kupası finallerinin hayalini kuran bu ayakların Avni Aker'deki öncelikleri, kendi ayaklarını korumaktı. Keza sakatlığı yeni geçen Baros ve bir ay sonra sahalara dönecek olan Kewell için de durum farklı olmayacak. Hakemler yanlış penaltı kararı verebilir, hatalı ofsayt bayrağı kaldırabilir, bunlar aslında çok önemli değil, FIFA ve UEFA da buna bakmaz, takılmaz. Ama sahada kasti tekmelere göz yuman, aşırı sertliğe prim veren ve kart çıkarmayan Yunus Yıldırım gibi hakemler olduğu sürece, sezonu lig bitiminde bitirmeyecek olan futbolcuları bulunan takımlara yaşam alanı kalmayacak...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.