Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tolga Saka, kış aylarında antrenmanların, günün rüzgarsız dönemlerinde ve havanın nisbeten biraz daha sıcak olduğu öğlen saatlerinde yapılmasına çalışılması gerektiğini söyledi..
Saka, yaptığı açıklamada, profesyonel futbol liglerinde devre arası olması nedeniyle birçok takımın çeşitli bölgelerde kamp yaptığını anımsattı. Devre arası kampların kış mevsimine rastlaması nedeniyle
antremanlarda sakatlıklar yaşanmaması için dikkatli olunması gerektiğini belirten Saka, şöyle devam etti:
''Bilimsel olarak kabul edilen bilgi, 10 derecenin altında egzersiz yapılmasının bir takım riskleri barındırdığıdır. Fakat bu durum pratikte uygulanmamaktadır. Özellikle soğuk havalarda eller, kulaklar gibi vücudun periferik (uç) bölgelerinin soğuğa maruz bırakılmamasında büyük fayda vardır. Rüzgar da vücudun soğuğu daha fazla hissetmesini sağlayan etkenlerden birisidir. Bu nedenle kış aylarında antrenmanların günün rüzgarsız dönemlerinde ve havanın nisbeten biraz daha sıcak olduğu öğlen saatlerinde yapılmasına çalışılmalıdır.''
Saka, sporcuların sıvı alım düzeylerinin performanslarında önemli bir rol oynadığına dikkati çekerek, sanılanın aksine antrenmanlarda kış aylarında da yaz aylarında olduğu kadar sıvı kaybedildiğini anlattı. Sporcuların antrenman öncesi ve sonrası tartılarak aradaki kilogram farkının 1.5 katı kadar sıvı takviyesi yapılmasını öneren Saka, ''Bunu uygulamakta zorlanan sporcular ise idrar renkleri açık sarı olana kadar aralıklı sıvı takviyesi yapabilirler. Bu oldukça etkili, pratik ve uygulaması kolay bir yöntemdir'' dedi.
ANTRENMANLARDA KARŞILAŞILAN SAKATLIKLAR
Saka, antrenmanlarda karşılaşılan sakatlıkların spor branşına göre değişiklik gösterdiğini ifade ederek, basketbolda en sık ayak bileği burkulmaları ile karşılaşılırken, futbolda kas yırtıkları ve diz problemlerinin ilk sıralarda yer aldığını bildirdi.
Sakatlanmalardan korunmanın önemli konulardan biri olduğunu dile getiren Saka, şunları kaydetti:
''Gerek profesyonel, gerek amatör gerekse rekreasyonel (eğlence, hobi amaçlı) sporla uğraşan bireylerin mutlaka yıllık sağlık kontrollerini ilgili şehirlerin üniversite hastanelerinde ya da devlet hastanelerinde hizmet veren Spor Hekimliği Anabilim Dallarında yaptırmaları gerekmektedir. Böylelikle spor öncesi muayene ve tetkikler sonucunda ileride sorun olabilecek kas, eklem sorunları ya da kalp kaynaklı sorunların büyük bir kısmı önceden öngörülebilir ve gerekli önlemlerin alınması sağlanabilmektedir. Sporcuların sağlık raporu kağıtlarının sağlık ocaklarında değerlendirilme yapılmadan 1-2 dakika içerisinde imzalatılması yolu doğru değildir ve sporcunun sağlık durumu hakkında hiçbir bilgi vermemektedir. Spor Hekimliği Anabilim Dalımızda muayene ve tetkik sonuçlarının sonuçlanması yaklaşık 2-3 gün sürmektedir ve sporcu durumu hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmektedir.''
Saka, bilinç kaybı olmayan ve çoğunlukla kas iskelet sistemi yaralanmalarını içeren sakatlıklarda öncelikle uzman doktorun yapacağı hızlı bir muayenenin önemli olduğunu vurgulayarak, ''Eğer ilgili eklemde şişlik fark edilirse sporcu müsabakaya devam etmemelidir. Ciddi yaralanmalarda hastaneye gidilinceye kadar ilgili bölge sabit tutulmalı ve buz ve kompresyon uygulaması yapılmalıdır'' diye konuştu.
KULÜP DOKTORUNUN ÖNEMİ
Sakatlanan spoculara ilk müdahalede bulunan sağlık personelinin mutlaka ilk yardım eğitimi sertifikası almış ve bu konuda yeterli tecrübeye sahip kişiler olması gerektiğine dikkati çeken Saka, sahaya masörlerin gönderilmesinin yanlış bir uygulama olduğunu, sakatlanan sporcunun mutlaka doktor tarafından değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.
Yrd. Doç. Dr. Tolga Saka, ''kulüp doktoru ya da takım doktoru'' tanımının sadece müsabaka sırasında sahaya koşan doktor şeklinde de anlaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
''Takım doktoru tüm zamanını takımla birlikte geçirmeli, antrenmanlarda bulunmalı, sağlık kontrollerini yapmalı, sporcuların tedavilerini düzenlemeli, performans testlerini planlamalı ve yorumlamalı, doping testinde pozitif çıkacak maddelerin kullanımını kontrol etmelidir. Profesyonel kulüpler tam zamanlı çalışacak takım doktoru arayışlarını spor hekimliği uzmanı yönünde yapmaktadırlar. Fakat şu an itibariyle Türkiye'deki spor hekimliği uzmanı sayısı 50-60 civarında bulunmakta ve büyük bir kısmı da fakülte hastanelerinde çalışmaktadır. Ancak, Türkiye Spor Hekimleri Derneğinin düzenlediği Takım Doktorluğu Kursuna katılan pratisyen ya da diğer branşlardaki doktorlar, kurs sonunda aldıkları sertifika ile takım doktorluğu yapabilmektedirler.''