Denizli'nin eli Mustafa Denizli, ilk geldiğinde çok büyük sorunlarla karşılaştı ama hiçbirini dile getirmedi, dışarıya yansıtmadı. Bugün gelinen noktada payı büyük. Kocaeli maçında Beşiktaş'ı çelmeleyecek olan, Beşiktaş'ın kendisidir Köyiçi'nden İnönü'ye kadar yapılan yürüyüş niye sorun oldu ki! Dolmabahçe yolu, her maç günü zaten bunu yaşıyor, sadece meşalesiz şekilde! Şu meşhur 'fermuardayız' lafı için yorum yapmak zor... Tehlikeli bir ifade!
Zorlu bir haftayı daha kayıpsız geçti Beşiktaş. 2009 yılındaki inanılmaz çıkışını, fire vermeden sürdürüyor Kara Kartal... İnönü'de Kayserispor'dan zor da olsa alınan üç puan, zirve yarışında avantaj sağlar mı siyah-beyazlılara? Bu üç puan önemliydi çünkü Beşiktaş için son testlerden biriydi Kayserispor maçı. Ama daha önemli olan şey, ilginç bir kenetlenme olması. Eskiden beri Beşiktaş'ta değil yönetime muhalif olanlar, yönetim kurulundakiler bile sürekli mızmızlanırlardı. Herkesin ağzında buruk bir tad, kazanılan maçlardan sonra dahi şampiyonluktan umutlu değillerdir. Bu tablo, Beşiktaş'ın son 3-4 yılında geçerli olan bir tabloydu. Son 2-3 haftadır ise bu hava dağılmaya başladı. Kayserispor maçından gelen üç puan, bu havanın dağılmasıyla birlikte daha da önem kazandı. Hem sahada hem de saha dışında yaşanan bu gelişmeler çok önemli. Bütün çatışmalar bir tarafa bırakıldı, herkes şampiyonluğa kilitlenmiş durumda. Eskiden zirvedeyken bile, "Şampiyonluk geliyor mu?" diye sorsan ağızları falan ekşirdi, şimdi bu kalktı. Burada öz eleştiri de yapayım, ben de bu kadar prim vermemiştim Mustafa hocaya. Çünkü ilk geldiğinde Ümraniye'ye çok ciddi sıkıntılar, sorunlar yaşadı ama asla bunları dışarı yansıtmadı. Bu nedenle şu anda gelinen noktada Mustafa hocanın çok büyük katkısı var.
* Bu hafta da Kocaelispor'a konuk olacak siyahbeyazlılar. Ne olur bu maçın sonucu? Kocaelispor kazandığı önemli maçlarda, motivasyonuyla rakiplerinden daha güçlüydü. Körfez ekibi esaslı çatışmayı A.Gücü maçında yaşadı, çünkü esas rakibi oydu! G.Saray değildi, F.Bahçe değildi. Ama A.Gücü maçında Kocaelispor gerçek bir hesaplaşma yaşadı; rakibiyle oynadı ve kaybetti. Kocaeli, bence kesinlikle bulunduğu yeri hak etmiyor ve büyük bir talihsizlik yaşıyor. Şunu gördük; Beşiktaş üç puanı alıyor ama maçların son bölümlerine bakıyorsun, hep yürekler ağızlarda. Kayseri maçında da böyle oldu. Dikkat et, burada problemi yaratan taraf Beşiktaş. Siyah-beyazlılar kendi kendilerini çelmeliyor. Öyle garip bir futbol oynanıyor ki.. Mesala Yusuf'un atacağı ara pasları, son Kayseri maçında Ernst attı. İnsan o zaman da şunu düşünüyor; ya Ernst formda olmazsa ne yapacağız! Özellikle de son 20 dakika çok önemli. İşte o sırada Kocaeli bir şeyler yaparsa söylenecek fazla bir şey yok. Kocaeli maçında Beşiktaş'ı çelmeyecek olan Kocaeli olmaz, Beşiktaş'ın kendisi olur.
* Hafta sonundaki maç öncesinde yapılan meşaleli yürüyüş sırasında yaşanan olaylarla ilgili yorumunuz nedir? İki şeyi anlamıyorum... Bir, Beşiktaş Köyiçi'nden İnönü'ye kadar yapılan meşaleli yürüyüş niye İstanbul'u karıştıracak olsun, problem olsun, sorun olsun, kışkırtmalara açık olsun? Bunu meşalesiz yaptıklarında kimse ses çıkartmıyor! Zaten maç saatine yarım saat kala Dolmabahçe yolu Beşiktaşlılar ile dolu oluyor ve trafiğe kapalı bir görüntü her zaman yaşanıyor. Bu yüzden "Vay yolu trafiğe kapattılar, meşaleler yaktılar, bu taraftarın canını okuyalım" tavrını anlamıyorum. İkincisi; bir grup taraftar, Beşiktaş kulübünün önüne geçmek istiyor. Burada başka bir şey dönüyor. Bu yürüyüşü düzenleyen arkadaşlar Türkiye'ye bir şeyler anlatmak istiyorlarsa, bunu Beşiktaş üzerinden yapmasınlar. Artık bir taraftar grubu olmaktan çıksınlar; bir sivil toplum kuruluş, bir dernek, bir siyasi örgüt olsunlar artık. Taraftar siyaseti olmaz, bunu idrak etmeleri gerekiyor.
* Denizli, "Şampiyonluk yarışı hangi hafta çözülür?" sorusuna, "Şu an fermuardayız" yanıtını verdi. Anlamadım onu.. Fermuardaysa eğer, bu fermuar açık mı kapalı mı onu söylesin önce... Bu fermauarı kim tutup aşağıya indirecek ya da yukarı çıkartacak. Buna bir el lazım, bu da benim elim değil!
* Bobo, Kayseri maçında gol kaçırma rekoru kırdı. Çift santrforlu sistemde sorun mu yaşanıyor? Hayır, bence sorun yok. Çünkü Bobo hayatında ilk kez gol kaçırmıyor. Mesala Trabzon, Beşiktaş'tan 5 kat daha fazla gol kaçırdı ama kimse onlardan söz etmiyor. Ama şu da var, Serdar attırdığı goldeki gibi güzel hareketleri 4-5 kez yapabilseydi, belki de Bobo gol rekoru kırardı. Ernst'in Kayseri maçında attığı ara pasları Yusuf da atmış olsaydı, skor tabelası öyle olmazdı. İşte o zaman durduramazsın Beşiktaş'ı, peş peşe farklı galibiyetler gelir.