Düzensiz futbol Ben sonunda keşfettim... Mondragon ve İnamoto'nun dışındaki bütün futbolcuların isimlerini kağıda yazıp bir torbaya atıyor Gerets. Ondan sonra 9 isim çekiyor, bu 9 kişiye de Mondragon ile İnamoto'yu ekleyip sahaya sürüyor. Uyguladığı taktiğin adı da 'Hababam.' Örneğin Ümit Karan... Bir bakıyorsunuz santrfor, bir bakıyorsunuz sol açık, bir bakıyorsunuz ön libero. Ayhan'ın ne oynadığı belli değil. Sağ açık mı, ön libero mu, sol açık mı oynuyor. Sağ ayaklı Cihan'dan sağ bek yaratmayı beceremeyen Gerets, sakatlığını atan Ergün'ü kenarda bırakıp aynı Cihan'a sol kanatta görev veriyor. Cihan'ın önünde de Arda oynuyor. Ama Arda da Ümit gibi. Ne oynadığı belli değil. Hoş bu takım zaten bir keşmekeş içinde ve bu keşmekeşin mimarı da Gerets. Türkiye'nin en iyi sağ kanat oyuncusu Hasan Şaş kulübede, sağ açıktan devşirme Sabri sağ bekte, önünde Ayhan... Herkes bir tarafa gidiyor, geliyor, koşuyor, düşüyor ve biz de buna futbol diyoruz. Bu abuk subukluğa Gerets, Sakarya maçının ilk yarısında 40 dakika tahammül etmişti. Sonra İnamoto'yu almış, Hasan Şaş'ı sahaya sürmüş, Hasan Kabze'yi de Ümit'in yanına yollamış ve G.Saray 4 gol bulmuştu. Bu düzenin tıkır tıkır işlediğini de gördü. Ama dün gece yine İnamoto tutkusuna yenik düştü ve tek ön libero olarak Japon oyuncuyu oynattı.
Hababam'dan farksız! İnamoto; ikili mücadeleyi sevmeyen, topu en yakınındaki adama hemen gönderen, etkisiz ve hem G.Saray, hem de Türkiye Ligi için yetersiz bir oyuncu. Bunu 'Kaf Dağı'nın ardındaki 'Sağır Sultan' duydu ama Gerets ne duyuyor, ne görüyor. Böylece de takımı her maçta 10 kişi sürüyor sahaya. Bu hababam futbolunu yorumlarken kimin iyi kimin kötü olduğunu söylemek çok zor. Ama kimin en çok çalıştığını merak ediyorsanız başta Arda, ondan sonra da oyuna girer girmez Hasan Şaş ve Cihan. Diğerlerine gelince, onlar bu ucube futbolun içinde bir şeyler yapmaya çalıştılar ve G.Saray çok önemli haftada gene Arda'nın getirdiği bir topun ayrıca Şenol'un ayağına çarpmasıyla 3 puanı aldı.